Bizi Arayın
Yukarı Çık

Koç Burcunda Dolunay- "Ben Kimim"

25 Eylül Salı sabahı İstanbul saatiyle 05:52'de Koç burcunda dolunay dediğimiz Ay-Güneş karşıtlığı meydana gelecek. Dolunaydan birkaç gün öncesinde başlayan etkileri, yaklaşık 15 gün sürecek. İlişki aksı dediğimiz, Koç-Terazi arasında gerçekleşecek dolunaydan öncü burçlar (Koç-Terazi-Yengeç-Oğlak) ve bu burçların 1 derecesinde gezegeni olanlar öncelikli olarak etkilenecek. Dolunaylar şeylerin açığa çıktığı, aydınlandığı, duygusal açıdan yüklü zamanlardır. Öncü burçlarda gerçekleşmesi,karar verme ve harekete geçme isteğimizin yoğun olacağını, olayların ani olarak gelişeceğini anlatıyor. Daha önce de belirttiğim gibi Koç-Terazi aksında gerçekleşecek bu dolunay, bulunduğu evler (1-7) itibariyle de ikili ilişkilere vurgu yapıyor ve Oğlak'taki Satürn'ün apexinde olduğu zorlu bir kare açı var gökyüzünde. Ben ve biz kavramını sorgulayacağımız zamanlar. Burada ben kavramını Koç, biz kavramını ise Terazi temsil ediyor. Terazi'ye henüz giriş yapan Güneş, merkürle kavuşurken Koç'taki ay kironla kavuşum halinde. Bu şu anlama geliyor ki bu dönemde özellikle tutulma etkilerinin de tekrar tetiklenmesiyle ikili ilişkilerimizde yaşayacağımız her türlü sıkışıklığın temel nedeni kendi benliğimizi ve aslında kim olduğumuzu sorgulamak . Nitekim Koç'taki Kiron, benlik ve kimlikle ilgili alınan yaraları, kişinin ebeveynleri ile ilgili yaşadığı ve derine gömdüğü acıları, yüzleşmek zorunda kaldığımız çocukluk travmalarını anlatır. İkili ilişkilerle ilgili sevgi alışverişini anlatan Terazi'nin yöneticisi Venüs'te Aktep'te pek te rahat etmediği bir konumda. Kıskançlık krizlerini, sahiplenme duygusunu, ilişkiyi bilinçli ya da bilinçsiz sabote etme isteğini anlatıyor. Aslında hiçbir astrolojik gösterge ya da gezegen bizim düşmanımız değildir. Herşey bizim olgunlaşmamız adına bir sebepten ötürü yaşanır. Burada önemli olan bizim bu etkilere verdiğimiz reaksiyonlardır. Kendimizi ilişkiler ile ilgili sıkıştığımız noktalarda çok iyi gözlemlememiz gerekiyor, karşımızdakinin eylemleri ya da sözcükleri içimizdeki hangi yaraya tuz serpti , bizim verdiğimiz tepkiler hangi derin kuyumuzdan yankılanan sesler, ilişkiler içindeki rollerimiz nasıl dağılmış durumda, biz verdiğimiz tepkilerle ilişkilerimizi sabote ederken, ebeveynlerimizden öğrendiğimiz belki de kınadığımız ama iyileştirmek için farkına varmadan kopyaladığımız hangi davranışı tekrarlıyoruz. İşte bu gergin gökyüzü konumunun bizim var oluşumuz için sunduğu temel hizmet bu; "Ben kimim" sorusuna cevap bulacağımız ortamlar hazırlamak nitekim Terazi'nin istediği birlikte hareket etme ve biz bilinci sağlıklı benlik bilinci geliştirilmeden varılabilecek bir sonuç değil. İki topalın kolkola girip yürümeye çalıştığını hayal edin ya da iki tek kanatlı kuşun yanyana gelip uçmaya çalışmasını. Dayatılmış ya da kopyalanmış değil de içimizin derinliklerinden gelen gerçek arzu ve isteklerimizi bulmak, bunları dile getirmeyi öğrenmek, ilişkiler içerisinde kendi olduğumuz halimizle kabul görebilmek çok önemli değerler ve bu dolunay bu farkındalıklarımızı geliştirmek adına çok önemli bir fırsat. Hepimiz için hayırlara ve güzelliğe vesile olmasını dilerim.

Çiğdem AKKAYA